Blog

UYANMAK İÇİN DOĞDUN, REÇETE İLE UYUTULMAK İÇİN DEĞİL

SERT BİR YAZI İLE DÖNDÜM GERİYE…

HAZIR MISIN 2026 YILININ ŞİFA DEVRİMİNE…

HERKES BU KONUYU KONUŞACAK.

BUGÜN 23.11.2025

ŞİFA TARİHİNE NOT DÜŞÜYORUM.

BU SPİRİTÜEL BİR YAZI DEĞİLDİR. YASAL ZEHİRLENMENİN UYANIŞ CÜMLELERİDİR.

  • “Depresyondayım” diyorsun ama içten içe bunun depresyon olmadığını hissediyorsun.

  • Gece uyuyamıyor, sabaha karşı bir bilinç açıklığıyla uyanıyorsun.

  • Aklın durmuyor; düşünceler hızlanıyor, nefesin yetişmiyor.

  • Doktora gidiyorsun, sana konan tanı içini rahatlatmıyor.

  • Xanax, antidepresan, sakinleştirici veriliyor ama ruhunun bir tarafı “Bu değil” diye bağırıyor.

  • Çocuğun farklı davranıyor; sistem ona DEHB, anksiyete, duygu düzenleme bozukluğu diyor… sen içten içe bunun başka bir şey olduğunu biliyorsun.

  • Eşin, partnerin ya da kardeşin bir anda parlıyor, bir anda çöküyor; sen bu davranışları “hastalık” diye kabullenemiyorsun.

  • Duyguların yoğun, sezgin keskin, dünya sana fazla geliyor.

  • Kalabalıklar seni boğuyor; ses, ışık, koku seni yoruyor.

  • Travmaların birden yüzeye çıkıyor; yıllardır unuttuğun anılar kapıyı çalıyor.

  • Bedeninde açıklayamadığın değişimler var: titreme, enerji dalgası, göğüste sıkışma, nefeste düzensizlik.

  • Terapiye gidiyorsun ama duyduğun hiçbir açıklama yaşadığın şeyi tamamen karşılamıyor.

  • Herkesin normal dediğine sen ‘hayır’ diyorsun; için sana başka bir şey söylüyor.
  • “Ben hasta değilim, bir şey oluyor” cümlesi uzun süredir zihninin arka planında dönüyor.

  • İlaçlar seni sakinleştiriyor ama aynı anda bir şeyini kapatıyor… bunu iliklerinde hissediyorsun.

  • Çocuğun sisteme sığmıyor ama ‘onda bir ışık var’ diyorsun; bunu tarif edemiyorsun ama biliyorsun.

  • “Ben değişiyorum” diyorsun. Hem korkutucu hem tanıdık.

  • Ve en önemlisi ne biliyor musun?  İçten içe bunun bir bozukluk değil, bir başlangıç olduğundan şüpheleniyorsun.

HOŞGELDİN

Her morali bozuk insana şeker gibi dağıtılmaya başlanan Xanax

Panik, epilepsi, ağır çöküş durumlarında verilen uyuşturucu Rivotril

Huzursuz hissettiğinde verilen Ativan

Nöropatik ağrılarda, fibromiyalji gibi rahatsızlıklarda verilen uyuşturucu Lyrica

Stersim mideme vurdu dediğinizde verilen uyuşturucu Librax

Acil servislerde kolonya gibi ikram edilen Diazem

Codein içeren öksürük şurupları… Tylol Hot bile.

DEHB için verilen Ritalin (Her çocuğun dahi elinde şu an bu ilaç)

Öğrencilere verilen Concerta

Kırmızı reçete ağrı kesiciler.

TIP VE DOKTORLARINA SAYGIMI SUNUYORUM… BİLİME İNANCIM TAM VE SONSUZ.

AMA İNSANA BİZE, KENDİMİZE SORGU İLE YAKLAŞIYORUM. GERÇEKTEN BU İLAÇLARI KULLANMAK ZORUNDA OLDUĞUMUZ BİR DURUMDA MIYIZ?

Hadi başlayalım

Son on yılda, dünyanın birçok yerinde, insanlar kendi içlerinde tanımlayamadıkları bir kırılma yaşamaya başladı.
Kimileri bunu “uyanış”, kimileri “hikâyemi hatırlıyorum”, kimileri “iç sesim güçlendi”, kimileri “duyuşum arttı” diye anlatıyor.
Modern bilim bu fenomeni henüz bütünsel olarak açıklayamasa da psikoloji literatüründe bunun karşılığı var: bilinç dönüşümü, travma çözülmesi, enerji duyarlılığı, nöroçeşitlilik, duyusal hassasiyet, yüksek bilişsel farkındalık, duygusal yoğunluk.

Sorun şu:
Bu belirtilerin çoğu, psikiyatrinin tanı skalasında bozukluk olarak geçiyor.

Tam da bu nedenle, uyanış yaşayan birçok insan, kendi bilinç dönüşümünü yaşarken tıbbi sistem tarafından hızla “davranış bozukluğu”, “anksiyete”, “kişilik bozukluğu”, “panik atağı”, hatta zaman zaman “psikotik epizod” olarak etiketleniyor.

Önce evlatlarımız…

Evlatlarımız hasta değil, farklı bir sinir sistemi yapısı ile doğuyorlar.

“Kırılgan çocuklar”, “duyarlı gençler”, “kristal çocuklar” gibi terimler popüler kültürde yer bulsa da, bilimsel literatürde buna çok benzer bir kavram var: nöroçeşitlilik.

Bugün birçok çocuk ve genç;

  • ses, ışık, hareket, kalabalık gibi uyaranlara aşırı duyarlı,

  • empati seviyesi normalin üzerinde,

  • düşünce yoğunluğu yüksek,

  • hayal gücü ve sezgisi yoğun,

  • iç dünyası hareketli,

  • duygusal alanı çok gelişmiş,

  • toplumsal uyuma zorlanan,

  • okul sistemine sığamayan

bir yapıyla dünyaya geliyor.

Bu özelliklere nöroloji “farklı sinir sistemi mimarisi” diyor.
Psikiyatri ise bunu çoğu zaman DEHB, Asperger özellikleri, duygu düzenleme bozukluğu, anksiyete bozukluğu, disosiyatif belirtiler gibi etiketlerle açıklıyor.

Her iki bakışın da kendi doğruları var kabul ediyorum ama Dünyada, Türkiye’de tedavi reçeteli uyuşturucular.

BUNU KABUL ETMİYORUM.

PEKİ SEN?

  • Empati ve sezgi artışı yaşayan insanlar “duygusal labil” sayılıyor.

  • Çocuklar yüksek duyarlılık gösterdiğinde “Dikkat Eksikliği” tanısı alıyor.

  • İçsel yolculuk yaşayanlar “orta dereceli depresyon” olarak adlandırılıyor.

  • Travma yüzeye çıktığında “duygu düzenleme bozukluğu” deniyor.

  • Enerji yükselmesi yaşayanlara “hiperaktivite” tanısı konuyor.

  • Gece bilinç açılımı yaşayanlar “uyku bozukluğu” ilaçlarına başlıyor.

Sistem bunu hastalık sandı. (yandın)

  1. Yeşil reçete (anksiyolitikler, benzodiazepinler) veya
    Kırmızı reçete (antipsikotikler) ilaçlara yönlendirildin.

  2. İlaçlar belirtileri bastırdı iyi güzel.Ama neyin belirtisi idi? Emin misin hasta olduğuna?

  3. Uyanış süreci kesilir

  4. Kendi dönüşümüne erişimi kaybedersin.

  5. Bu döngü yıllarca sürebilir.

Tıbbi sistemin amacı tedavi etmektir;
ancak uyanış yaşayan biri için bu bazen bilincin kapatılması gibi çalışabilir.

Neden susturulmaya çalışılıyoruz hiç düşünmedin mi sen?

  • Ekonomik: psikiyatrik ilaç pazarı devasa bir sektördür.

  • Sistemsel: fazla hisseden, fazla düşünen, sorgulayan birey yönetilmesi zor bireydir.

  • Akademik: ruhsal uyanış tıpta ölçülemeyen, tanımlanamayan bir süreçtir.

  • Güvenlik protokolü: hastaneler risk almamak için semptomu hızlıca baskılar.

Bu yüzden uyanış yaşayan insan, sistem tarafından bir an önce “stabilize edilmesi gereken beden” olarak görülür.

Bu yazı ilaç karşıtı değildir.
Psikiyatrik ilaçların doğru endikasyonda hayat kurtardığı akademik bir gerçektir.

Ancak:

  • Uyanış,

  • bilinç genişlemesi,

  • ruhsal farkındalık artışı,

  • sinir sistemi duyarlılığı,

  • yüksek empati,

  • enerji algısı,

tıbbi hastalıklarla karıştırıldığında, kişi doğal dönüşüm sürecinden koparılır.

BU YAZIYI OKUDUKTAN SONRA BİR BAK KENDİNE.

SEN NEREDESİN?

GERÇEKTEN HASTA MISIN?

AŞAĞIDA YAYINLARIN LİNKİNİ DE VERİYORUM.

BUNA ZAMAN AYIR.

UYANMAK İÇİN DOĞDUN UNUTMA

3 thoughts on “UYANMAK İÇİN DOĞDUN, REÇETE İLE UYUTULMAK İÇİN DEĞİL

  1. iclal deniz tatar erözen dedi ki:

    günün tarihi 5.2 2.5 ters dönmüş eş zamanlılık ,yine müthiş bir bilgi ve şifayla rabbimiz sarmaladı bizi..iyiki varsın safir..

  2. Gülten yılmaz dedi ki:

    Merhaba güzel insan o kadar ihtiyacım olan bi anda karşıma çıktınız hem çok ağrılarım var hemde artık kimyasal bir şeyler kullanmak istemiyorum bende yeşil reçeteli ilaçlar ağrı kesiciler kullandım bende bağımlılık farklı. Bir türde gerçekleşiyor insan bağımlılığı yeme bağımlılığı gibi
    Bu sabah önce yayınladığımız en son canlıların video izledim ve hayran kaldım işte tam benim aradığım ve hep aklımda olan gerçek doğal taşlar nerden nasıl bulurum derken ve simdi yazınızda okudum emeğinize sağlık saydiklarinizin bir kısmı bende de var çocukluğumdan beri öğrenme güçlüğü çektiğim ailem söylerler ve kardeşim bana aptal olgumu söyler yıllarca kendimi aptal hissettim sonra bir gün anladimki ben aptal değilim sadece enerjim çok hızlı her şeye acele ettiğimden harfleri görmüyorum yıllar sonra beyin dalgaların çok hızlı çalıştığı anlaşıldı çünkü çok başım ağrı yordu yıllar böyle böyle geçti şükür son yıllarda daha iyiyim çok heyecanlandım bu sabah umarım bütüne ve bana şifa olur safir saba bir gün sizinle kahve içmek isterim benimde küçük bi salonum var bütün gün kızlarla çalışı yorum gelen kizcelre sizden bahsedicem bu güzel bilgiler için teşekkürler safir saba 🍀🍀🍀

  3. Gulten Akargitmez dedi ki:

    Muhteşem bir blog yazısı 🙏💜

iclal deniz tatar erözen için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir