Nisâ-i Zülemât
₺6.000,00
<p>Kadının tenine ilk sürülen yağ, göğün yedi katından süzülmüş yıldızın sütü...</p><p>Saçlarına mür, bileklerine altın, kasıklarına bereketin kızıl çiçekleri bırakıldı. </p><p>Ay kanına karıştı. </p><p>Nar ağzında yarıldı. </p><p>İncir koynunda süt verdi. </p><p>Ve dişiliğin o muazzam, o korkunç güzelliği yeryüzüne indi. İnanna’nın kalçasında saltanat, İştar’ın dudaklarında şehvet, Astarte’nin çıplak omuzlarında mukaddes bir ateş… </p><p>Kadın! Tanrıların sofrasına davet edilmeyen, sofranın kurulduğu ilk geceden beri orada oturan. </p><p>Alnında hükümdarlardan eski bir asalet, etinde ölümün dahi iştahla seyrettiği bir hayat. </p><p>Ziyneti tenine takılan altınla tamamlanır mı sandın? Altındır hatırlayan toprak teninde.</p><p>Kadim mabedin kandillerini yakın. Günlük reçinesini közlere bırakın. Gümüş taslarda süt, akik çanaklarda nar şarabı sunun. </p><p>Bu gece dişiliğin bayramıdır. </p><p>Ve sen...Bütün güzelliğiyle kendi huzuruna çıkacaksın.</p><p>Kendi cemaline secde etmeyen, hangi mabette ilahiyi bulabilir?</p><p><br></p><p>Küp kyanitler, aura kuvarslar ve gem dumortierit.</p><p>Rodonit ve diopsit mücevher ve semboller ile...</p>