Corallia-Tek-Hikaye
₺6.900,00
1
<p>Karanlığın, sessizliğin ve dipsiz uçurumların hüküm sürdüğü o çağlara götürüyorum sizi..</p><p>Corallia doğuyor....</p><p><br></p><p>Denizlerin gördüğü en asil, en görkemli trajedinin kraliçesi doğuyor.</p><p><br></p><p>Corallia, yürürken peşinden krallıklar sürükleyen bir su tanrıçası arkadaşlar.</p><p>Ancak kader, en görkemli varlıklara en ağır kırbaçları vurmayı sever siz de bilirsiniz :)</p><p><br></p><p>Bir gece, gökyüzü okyanusa savaş ilan etti. Şimşekler denizi yararken, yukarıdaki dünyadan karanlığın kalbine doğru bir fırtına süvarisi düştü.</p><p>Gemisi paramparça olmuş, iradesi teslim olmuş mağrur bir ölümlü, bir gemi kaptanı.</p><p><br></p><p>Kaptan, ölümün soğuk kollarına doğru süzülürken, Corallia onunla karşılaştı. İlahi varlığı, ilk kez bir ölümlünün fani ve kırılgan güzelliğine tanıklık ediyordu. Kaptanı girdapların arasından çekip aldığında, iki farklı evren birbirine karıştı. Corallia kaptan akıntıların bile girmeye cesaret edemediği, kendi yarattığı kristal ve mercandan oyulmuş saltanat odasına taşıdı.</p><p><br></p><p>Kaptan gözlerini açtığında, karşısında denizlerin tüm öfkesini ve zarafetini barındıran bir ilahe gördü. Birbirlerine duydukları tutku, suyun altındaki krallığı eritecek kadar sıcaktı. Corallia ona denizlerin en karanlık sırlarını anlattı; kaptan ise ona karanın vahşi rüzgarlarını, toprağın kokusunu ve yeryüzündeki ateşlerin yangınını.</p><p>Fakat bu aşk, en başından beri lanetliydi.</p><p><br></p><p>Zaman, ölümlüler için acımasız bir cellattı. Su altının büyülü atmosferi, kaptanın fani bedenini yavaş yavaş zehirlemeye, nefesini tüketmeye başladı. Corallia, aşkının gözlerinin önünde bir mum gibi eriyişini izledi. Onu kurtarmanın tek yolu, onu kendi dünyasından koparıp sürgün etmek, yani ölüme eşdeğer bir ayrılığı kabul etmekti.</p><p><br></p><p>Onu son kez yukarıya, dalgaların insan tenini dövdüğü o soğuk kayalıklara çıkardı. Ayrılık anı geldiğinde, Corallia’nın göğsünden kopan feryat okyanusun derinliklerinde yankılandı. İlahi gözlerinden dökülen yaşlar, tuzlu suya karıştığı an dondu, sertleşti ve kor gibi parıldayan taşlara dönüştü.</p><p><br></p><p>Kendi elleriyle ölümlünün boynuna astığı o parça, dünyanın gördüğü ilk kırmızı mercandı; kraliçenin taşlaşmış kalbinin ta kendisiydi.</p><p><br></p><p>Kaptan karaya ayak bastığında uyandı, fakat arkasında sadece uçsuz bucaksız, dilsiz bir deniz kalmıştı. Hayatının geri kalanını, boynundaki o kan kırmızısı tılsımla dalgaları izleyerek, çıldırmış bir münzevi gibi geçirdi.</p><p><br></p><p>Corallia ise o günden sonra bir daha asla yüzeye yaklaşmadı. Aşkının yeryüzünde bıraktığı o derin yara, onu okyanusun en karanlık dehlizlerine hapsetti. Efsaneler der ki; bugün okyanuslardaki mercan resifleri ne zaman solar veya beyazlayarak ölürse, Corallia yas tuttuğu dehlizlerden çıkar. Kendi ruhundan üflediği yaşam enerjisi ve akıttığı kan kırmızı gözyaşlarıyla resifleri yeniden boyar.</p><p><br></p><p>Hikayenin şifası yolunuza yön olsun</p><p>Şifa olsun</p>