Kargo süremiz 21 iş günü beraberindedir.
← Tümünü Gör
Safir Tabletler 8 Nisan 2026
Tabletler

Ahsenü'l-Kasas

Züleyha Yusuf'un Gömleğini Yırtıyor

Bir yangın anlatacağım size. Yandı saray, yandı tarih, yandı Züleyha...

Ahsenü'l-Kasas'ın en ateşli anına neden götürdün beni Rabbim?

...

Hadi gidelim vakitlerden milattan önce 17. yüzyıla....

.

Züleyha’nın sarayındaki o mermer koridorlar canlanmıştı o gün... Abidenin kanında, damarında çağlayan o kara sütün isine bulanmıştı heybetli sütunlar.

Yusuf, bir iffet abidesi gibi kapılara doğru aktıkça, Züleyha’nın arkasından savurduğu nefes, havayı yırtan bir kamçı gibi ikiye bölüyordu "ar" denen seddi. Tüm kutsalları ateşe vermişti Züleyha. Ruhu, Yusuf'un ruhunu kendi aşk dediği cehennemine hapsetmek için inançların yaratıcısını öldürmüştü zihninde.

Yanıyordu, yangınına Yusuf'u katıyordu.

.

Züleyha, Yusuf’un peşinden atıldığında, Mısır’ın yedi kapısı da onun hırsıyla kilitlenmiş, saray bir zindana, dünya ise sadece o kaçan sırtın beyazlığına evrilmişti. Parmak uçları o ak keten gömleğe değdiği an, zaman dikey bir yarılmaya uğradı. Züleyha o saniye ne Aziz’in karısıydı ne de bir sultan; o, imkansıza pençe atan, aşkın en vahşi, en çıplak ve en ilkel haliydi Lilith'i andıran :)

Elindeki sarkaç, zihnindeki o fırtınayla beraber bir cellat ipi gibi savruluyordu.

Sarkaç, bir tarafta Züleyha’nın o soylu kibrine, "ben bir kraliçeyim" diyen o son iktidar kırıntısına vuruyor; diğer tarafta ise Yusuf’un kokusuna, o ilahi güzelliğe duyduğu, kadını yerlerde süründüren o yakıcı, o kutsal hayvaniyete çarpıyordu. Metal, avucunda terle karışmış bir kor parçasıydı artık. Hırsı öyle bir boyuta ulaştı ki, sarkaç bir rehber olmaktan çıkıp, Yusuf’un boynuna dolanan bir kement haline geldi.

Tam o gömleğin yakasına asıldığı, ketenin o kulak tırmalayan, o ruh tırmalayan yırtılma sesinin koridorda patladığı saniyede, Züleyha’nın varlığının en karanlık mahzeninden o ihtar yükseldi;

"Hikayeni hatırla."

Züleyha, elinde kalan o beyaz bez parçasıyla Yusuf’un çıplak sırtına, o dokunamadığı mukaddes tene baktığında, içindeki yangın dinmedi; aksine her şeyi yutan bir kara deliğe dönüştü. Sarkacı avucunun içinde, Yusuf’un kalbini söküp alır gibi, onu kendi kanında boğar gibi sıktı. Gözlerindeki o yaşlı ve hırs dolu parıltıyla, o mutlak otoriteye doğru haykırdı;

"Ey kalbime bu yangını bir lütuf değil, bir pranga gibi vuran!

Bak, elimde kalan sadece bir yırtık, bir hiçlik parçası! Onu ne kadar büyük bir açlıkla istediğimi, bu güzelliğin karşısında nasıl bir enkaza dönüştüğümü görmüyor musun? Gururum bu mermerlerde can verdi, sultanlığım bu gömleğin lifleri arasında kayboldu. Benim aşkım, Senin yarattığın bu kulun nurunda boğuldu.

Eğer bu hırsım bir cinayetse, ben kendi ruhumun katiliyim. Eğer bu tutkum bir büyü ise, ben o büyünün içindeki zehrim. Onu benden koparma, bu gömlekle beraber kalbimi de yerinden söküp alma. Benim cennetim de, cehennemim de şu avucumdaki yırtığın karanlığında saklı.

Ben bittim, bu devasa ihtiras başladı. Şimdi beni bu yangının içinde ya kül et ya da ona mahkum eyle."

Züleyha, avucundaki o keten parçasına Yusuf’un kokusuyla beraber kendi ömrünü de gömdü. Kapılar birer birer kapandı, ışık çekildi ve geriye sadece o dilsiz mermerler ile bir kadının darmadağın olmuş gururu kaldı. Sarkaç artık ne arzuyu gösteriyordu ne de hırsı; Züleyha aşkın en sadık kurbanı,nefsin o en çıplak, en savunmasız ve en kanlı devriminde sabitlenen meftasıydı artık

"Ben nefsimi temize çıkarmam; çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettikleri hariç, olanca gücüyle kötülüğü emreder." (Yusuf Suresi, 53)

Züleyha sustu. Züleyha bitti. Hakikat, o yırtık gömleğin arasından sızan bir nur gibi karanlığı yardı.

Şimdi senin içindeki o sarkaç, hangi imkansızın peşinde ruhunu parçalıyor? Elde etmek için asıldığın o gömlek, aslında senin kendi esaretinin mi nişanesi?

Tutku seni küle çevirdiğinde, geriye sadece o kadim çağrı kalacak;

Hikayeni hatırla.

Yorumlar

Nazlı 💜 8 Nis 2026

Ruhumu her görmezden geldiğimde hakikatimden vazgeçeceğim , hakikatimi her görmezden geldiğimde hikayemi de hatırlayamacağım. Yazı çok derin, bana neyin uğrunda inatla kendimi ve ruhumu kaybediyorsam işte de tam da o eşiğin kırılması, beni aydınlığa çıkaracak ve bana hikayemi hatırlatacak olan...🧚🏼‍♀️

Zeycan Mutlu 8 Nis 2026

Ve her kadında bir keten parçası kaldı...ama bizim Yusuf 'umuz kim...

Betül Sönmez 9 Nis 2026

Ne tutku var elimizde ne de gömlek. Bir kül misali yaradılışın göğünde huşu ile süzülüyorum . Kanatlarımı açtım, öyle hafifim, tüm yükleri bıraktım sahiplerine. Tapınakta yakılanan topuk sesimle okudum Yusuf’u, gördüm Züleyha’yı.

Nazlı Saruhan 9 Nis 2026

Züleyhâ, Yusûf’un gömleğinden bir kum’aş parçası kopardı bir çırpıda , o KETEN KUM'aş sıradan değildi , kalbini titreştiren , DOĞAL RİTMİNE yaklaştıran sırrın kendisiydi . Kopardığı parçaya sinen Yusûf'un KOKU'suyla , ruhunun en derin menfezinden sızan, Züleyhâ’yı hâlden hâle geçiren görünmeyendi. Gönlü sarkaç misali salındı Züleyhâ ; bir vuslata yaklaştı, bir hicrânla geri çekili verdi. İşte o gidip gelişte hakikat dokundu, SİRET'in KOKUSU ile de iyice YANDI . Gelgitlerde sadece DÖNÜŞTÜ… KENDİ ÖZ'ünü HATIRLA'mak için. " Farkettim ki esaretim ; Ruh parçalarımda kalan BIRAK'mam gereken ESİR DÜŞÜREN o zifiri ZİNCİRler, meğer ısrarla tutunduğum yırtıp sıyıramadıklarım oysa BİR/HİÇ'mişim ; aslolan örmüş , dokumuş DNA Sarmalımı , Dikey hat'tan b'ana ak'anı g'örememişim , İNCİ / NÛR Tanelerini ... 🫧⛓️⚪️⚪️⚪️⚪️🙏 Râhman'ın Râhim'e hediyesiymiş beyaz keten kum'aş kozadan çıkartan. HİKÂYESİ'ni HATIRLATAN.