VAJİNİSMUS
₺3.190,00
Adet
1
<p>Ne çok kadının derdi bu süreç Ne çok hikaye dinledim biliyor musunuz?</p><p>Tıbbi literatür, vajinismusu pelvik taban kaslarının istem dışı kasılması olarak tanımlar. Ama benim gözümde bu bedenin zihne itaat etmeyi reddedişidir. Et ve kemik, ruhun henüz hazır olmadığı bir birleşmeye "hayır" der. Bu bir işlev bozukluğu değil, bedenin kadim bir savunma mekanizmasıdır; ruhun incinmiş bir köşesini korumak için çekilen bir settir.</p><p><br></p><p>Tekamül yolunda vajinismus, kadının kendi "iç sarayına" giriş iznini henüz kendine vermeyişidir. Kadın bedeni bir mabetse, vajina o mabedin cümle kapısıdır. Eğer kapı kilitliyse, bu anahtarın kaybolduğundan değil, içeride iyileşmesi gereken bir "misafirin" (korku, suçluluk veya kadim bir keder) henüz dışarı çıkmamasındandır. Bu süreç, kadına bedeninin sadece bir "nesne" olmadığını, onun bir iradesi ve onuru olduğunu öğretir.</p><p><br></p><p>Kur’an-ı Kerim’de <strong>Meryem Suresi</strong>'nde Hz. Meryem’in iffeti ve o mukaddes yalnızlığı anlatılırken, onun bir "doğu mekanına" çekildiği ve Rabbiyle arasında bir <strong>"hicab" (perde)</strong> oluşturduğu söylenir:</p><blockquote><em>"Onlarla kendi arasına bir perde (hicab) çekmişti..."</em> (Meryem, 17)</blockquote><p>Vajinismus yaşayan kadının bedeni de aslında ruhsal bir "hicab" çekmiştir. Bu perde, sadece fiziksel bir engel değil, kadının kendi öz değerini ve bedeninin kutsallığını keşfetmesi için açılmış bir parantezdir. Şifa, bu perdeyi zorla yırtmakta değil, perdenin arkasındaki o saf ve ürkek "Meryem" ile tanışıp onu ikna etmektedir.</p><p><br></p><p>Mesela Kabalada da hikaye var;İlahi dişillik olan <em>Şekina</em>, sürgündeyken kapılarını kapatır. Kabala’ya göre, dişil enerji ancak güvenli ve kutsal bir alan (Kadosh) inşa edildiğinde kapılarını açar. Vajinismus, Şekina’nın güven arayışıdır.</p><p><br></p><h3>Seviyorum metaforları. Bir metafor ile de bitirelim.</h3><p>Hindistan’ın gizli köylerinden birinde anlatılan bir hikayeye göre; genç bir kadın evlendiğinde, bedeni mermer bir heykel gibi kaskatı kesilmiş. Hiçbir el, hiçbir sevgi sözü o kapıyı açamamış. Kadın, ormanın en derinindeki Bilge Ana’ya gitmiş.</p><p>Bilge Ana ona demiş ki: <em>"Evladım, senin bedeninin kapısında devasa bir kaplan bekliyor. Sen içeriye girmek isteyen eşini bir 'hırsız' olarak algılıyorsun. Çünkü senin ataların, kadınlığın çalınan bir hazine olduğunu öğretti sana. O kaplanı uyutmak için eşine kılıçla değil, bir kase sütle (şefkatle) yaklaşmasını söyle. Ve en önemlisi, sen kendi kapına hırsız gibi değil, o mabedin sahibi gibi girmeyi öğrenmelisin. Kapı, ancak ev sahibi içeride huzurla oturduğunda dışarıya açılır."</em></p><p>Öncelikle şundan emin ol; Bu bir savaş değil, bir <strong>uzlaşma</strong> yolculuğu. Bedenin seni cezalandırmıyor; aksine seni, senin bile bilmediğin bir derinliğe karşı koruyor. Şifa, bedenin o katı mavisini, şefkatin sıcak sarısıyla eritmekte gizlidir. Sen mühürlü bir hazine değilsin; sen, anahtarı kendi kalbinde olan bir sırdaşsın.</p><p>Şifa olsun</p>