Pms
₺3.190,00
Adet
1
<p>Şahane bir formülle geldim yine. İlk andan sonra her zaman dilimizde olan o süreç...</p><p>Pms...</p><p>Modern dünyanın "bozukluk" veya "sendrom" diyerek kenara ittiği bu süreç, aslında kadının biyolojik saatindeki "büyük arınma" provasıdır. Tıbbi düzlemde progesteronun zirveye tırmanıp aniden çekilmesi, bedenin bir "yas" sürecine girmesidir. Döllenmeyen yumurta, içerde kurulan o sıcak yuvayı (endometrium) terk etmeye hazırlanırken; damarlar büzülür, sular çekilir, beden bir iç ihtilal yaşar. Bu, toprağın ekime hazırlanmadan önce altüst edilmesidir. Ne muazzam değil mi?</p><p><br></p><p>Ayın geri kalanında başkalarını memnun etmek için giydiğin o nazik maskeler, hormonların çekilmesiyle parçalanır. Bu dönemde yükselen öfke, dışarıdan gelmez; o zaten içindedir. PMS, senin "idare etme" gücünü elinden alır ki, ruhundaki o nasır tutmuş yerleri görebilesin. Sen hırçın değilsin, sadece artık yalan söyleyemiyorsun.Göster kendini kızım :)</p><p><br></p><p>Kur'an-ı Kerim'de bu halden bahseden Bakara 222. ayet, meseleyi sadece bir "pislik" değil, bir "ezâ" (ağırlık/incinme) olarak tanımlıyor. Allah, kadını bu günlerde dışsal ritüellerden azat ederken aslında ona şu mesajı veriyor;</p><p><em>"Senin dışındaki dünya dursun. Şimdi senin mabedin, kendi rahmindir. Dışarıya secde etmeyi bırak, kendi içindeki oluş sırrına eğil."</em> Bu, Rabbim'in kadına tanıdığı mukaddes bir geri çekilme hakkıdır. Kulun Rabbiyle baş başa, sözsüz ve şekilsiz bir dille hemhal olma vaktidir.</p><p>Güzel Rabbim benim.</p><p>Hadi yine bir metaforla devam edelim.Eski Mezapotamya'ya gidiyoruz.Yılanın derisinden vazgeçişine... Yılan, eski derisini atarken körleşir, savunmasız kalır ve canı yanar. Deri dar gelir, ruhu sıkıştırır. İşte PMS, o eski derinin (geçmiş ayın tortularının) ruha dar gelmeye başladığı andır.</p><p>Anlatılır ki; Vaktiyle bir kadın, her ay yaşadığı bu içsel fırtınadan şikayet ederek sahranın en yaşlı şifacısına gitmiş. Şifacı ona bir kase bulanık su uzatmış ve demiş ki: <em>"Bu kase senin zihnindir. İçindeki çamur, ay boyunca biriktirdiğin kırgınlıklar, sustukların ve vazgeçtikleridir. Ay döngün sona yaklaşırken, ruhun bu kaseyi sallar ki dibe çöken çamur yüzeye çıksın ve sen onu dışarı dökebilesin. Eğer bu sarsıntı olmasaydı, o çamur senin kalbini taşa çevirirdi. Acına şükret; çünkü o, senin hala canlı ve akışkan olduğunu müjdeliyor."</em></p><h3>Son söz olarak şunu yazmak istiyorum;</h3><h3>Bu dönemde kendine bir yabancı gibi değil, içinde bir evreni yeniden doğuran bir ana gibi davran. Ağlaman gerekiyorsa ağla; o gözyaşları, rahminin dökemediği kanın provasıdır.</h3>