Çikolata Kisti
₺3.190,00
Adet
1
<p>Şimdi kadının en karanlık ve en yoğun düğümüne, Çikolata Kisti’ne bakalım mı beraber?</p><p>Modern dünyanın "Endometriozis" dediği bu hal, aslında bir ruhun kendi öz suyunu yanlış topraklara akıtma, kendi kutsal rahmine yabancılaşma hikayesidir. Bu kistler, bedenin başka köşelerine savrulmuş, orada mahsur kalmış ve zamanla koyulaşıp simsiyah birer keder tortusuna dönüşmüş doku parçalarıdır.</p><p>Bu sızıyı bedeninde taşıyan kadın, her ay döngüsünde ruhunun parmaklıklarına çarpar gibi hisseder. O "kendini kendi evinde gurbette hissetme" halidir. İçinde bir şeylerin yanlış yere tutunduğunu, kök salmaya çalıştıkça canını yaktığını bilir. Bu kadın, hayatın akışında nerede kendi sesini yutmuşsa, nerede yaratıcı dehasını bir "günah" gibi içine gömmüşse, o bastırılmış enerji şimdi rahim dışındaki sessiz köşelerde simsiyah birer damga gibi katılaşmıştır. Aslında mağdur gibi gözükse de kadın;içten içe bilir ki O, kurban değil; kendi içindeki devasa yaratım gücünü yanlış kanallara hapseden bir simyacıdır. Şimdi o damgaları çözme, o kara suyu yeniden hayat iksirine dönüştürme vaktidir.</p><p>Tekamül yolculuğunda bu ağır imtihan, sana "Duygusal Egemenlik" dersini öğretir. Bedenin sana, "Kendi kutsal yatağından taşma, enerjini başkalarının topraklarını yeşertmek için israf etme, kendi merkezine dön" der. Ruhun bu karmaşada boğulurken, ilahi kelamın o sarsılmaz limanına sığın: "Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. O dilediğini yaratır." <em>(Şura Suresi, 49)</em>. Bu ayet, senin bedenindeki o "yanlış yerdeki" dokuların da, ruhundaki o "yolunu şaşırmış" arzuların da aslında tek bir merkeze, O’nun yaratım kudretine ait olduğunu hatırlatır. Mülk senindir sanma, mülk O’nundur; sen sadece o kutsal mülkün emanetçisisin.</p><p>Kadim simyada bu durum, "Nigredo" yani kararma evresidir. Işığa kavuşmadan önce maddenin çürümesi, kararması ve kendi özüne rücu etmesi gerekir. Çikolata kisti, ruhun o karanlık ve yoğun fazıdır; içe doğru akan, dışarı çıkamayan bir volkan gibidir. Hint inanışlarındaki "Prana’nın Tıkanışı" gibi; hayat enerjisi rahim kapısında bir baraja çarpmış ve yan yollara sapmıştır.</p><p>Hıristiyan mistiklerinin dediği gibi: <em>"Eğer içindekini doğurmazsan, içindeki seni yok eder."</em> Sen ey kadim şifacı ruh, içindeki o tıkanmış yaratıcılığı, o yarım kalmış arzuları ve ifade edilmemiş dişiliği bir sanat eseri gibi dışarıya, dünyaya doğurmakla mükellefsin. O kara damgalar ancak sen kendi hakikatini yüksek sesle haykırdığında, kendi yuvana tam bir teslimiyetle yerleştiğinde eriyip gidecektir.</p>