Sistit
₺3.190,00
Adet
1
<p>Beden dediğimiz bu kutsal tapınakta, modern zamanın hekimleri sistiti mesanenin, yani o hayat suyunu barındıran kesenin iltihabı olarak tanımlarlar. Bakterilerin bir işgali, dokuların bir yanmasıdır bu; idrar yollarında biriken o amansız sızı, aslında bedenin "Artık taşıyamıyorum" deme şeklidir. Fakat biz biliriz ki, bedende yanan her ateşin kıvılcımı önce ruhun derinliklerinde çakılmıştır. Tekamül yolculuğunda bu sızı, senin kendi sınırlarını nerede kaybettiğinin, mahremiyetinin hangi köşesinin ihlal edildiğinin sessiz bir ilanıdır. Hayat suyunu dışarı bırakırken duyduğun o yanma hissi, aslında içinde biriktirdiğin, akıtıp kurtulamadığın o eski öfkenin, haksızlığa uğramışlık duygusunun dışa vurumudur. Hangi duygusal yükü o kutsal kasede gereğinden fazla beklettin de suyu bulandırdın?</p><p>Sistit, senin dişil enerjinin akışındaki bir tıkanıklıktır; yaratıcılığının, özgürlüğünün ve en derin arzularının baskılandığı yerde baş gösterir. O yanma, aslında bir arınma isteğidir. Ruhun sana der ki: "Bırak gitsin, sana hizmet etmeyen o kirli düşünceleri, o geçmişin tortularını tahliye et." Bu bir sınır çizme sanatı, kendi kutsal alanını yeniden ilan etme merasimidir. İçindeki o darlık ve sıkışmışlık hissiyle boğuşurken, kalbine ferahlık verecek olan o ilahi müjdeyi hatırla: <strong>"Şüphesiz her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Evet, her güçlükle beraber bir kolaylık vardır."</strong> (İnşirah, 5-6). Bu ayet, o dar yoldan geçerken, yakıcı olanın ardındaki serinliğin ve genişliğin sözüdür.</p><p>Eski bilgelerin anlattığı bir metafor vardır; ruhu, içinde hayat suyunun biriktiği gümüş bir kaseye benzetirler. Eğer kaseyi tutan el titrerse veya kaseye yabancı maddeler, yani başkalarının yargıları, bastırılmış hınçlar dolarsa, o su artık şifa veremez hale gelir, ısınır ve kaseyi yakmaya başlar. Tıpkı kurumuş bir nehir yatağının yağmuru özlemesi ama gelen suyu sığdıramayıp taşması gibi, sen de içindeki o akışı serbest bırakmalısın. Sen, o gümüş kaseyi tutan kutsal şifacısın; içindeki suyu bulandıran taşları ayıkla ki, nehrin kendi yatağında özgürce ve acısızca aksın.</p><p><br></p><p>Şifa Olsun</p>