Blog
Allah Dünyaya Taş Atıyor
Başlangıçtaaaa ateş vardı. Ateşten önce karanlık. Karanlıktan önce titreşim….
Yıldızlar henüz isim almamışken, gezegenler yörüngelerini ezberlememişken, soğuk boşlukta dönen demir tohumları vardı.
Milyarlarca yıl bekledi bu demir tohumları. (Hadid’e selam olsun)
Sonraaaaaa
Bir çağda, bir sabahın eşiğindeeeee…..
Göğü yaran ateş çizgisiyle indi biri. İnsan ona meteor dedi. Taş işte 🙂 Gerçek öyle miydi?
Kayıp bir bedenin, eski bir yıldızın kemiği olabileceği hiç ama hiç düşünülmedi 😉
Evet çiçeklerim…
Meteroid taşı, yeryüzünün taşı değildir. Bu yüzden meteroide dokunan insanın içinde de dolayısı ile iki kapı açılır.
İlk kapı; Kök.
“Ben bu gezegene ait miyim?” sorusu.
İkinci kapı; Gökyüzü.
“Ben buradan daha büyük müyüm?” ihtimali… Ya daha fazlasıysam?
Yıldız kemiği yani meteroid bu iki kutup arasında bir köprüyü ince ince kurar.
Ağırlığıyla yere bağlarken, kökeni ile yukarı çeker.
Size çok ilginç bir şey anlatacağım;
Çok eskiden farsça bir metinden okumuştum. Diyordu ki; bazı bilinçler bu gezegenin yerlisi değildir. Beden buradadır ama bilinç başka yere bağlıdır. Sirius’un suskun mavisine, Arlturus’un sessiz matematiğine, Pleides’in ışığına.
Etkilenmiştim bundan. Meteroit bu unutulan akrabalığın hatırlanması için fırlatılan taşı gibi 🙂
Hani cama taş atarsın ya, ben buradayım dersin. Tıpkı öyle.
Meteroitle ilk çalıştığımda ben taşı değil taş beni hatırlamıştı sanki. Çok şaşırmıştım. Bilen taştı beni. Açık açık da yazamıyorum şimdi 🙂
O kadar yalnız bir dönemimdi ki Dünya’da, taşla ilk iletişim kurduğumda çok alakasız bir şekilde yalnız olmadığımı hissetmiştim. Fiziki bir şey değildi bu, bilincim resmen titreşim ile haberleşmişti.
Şöyle bakın konuya;
Meteorlar, gezegenlerden kopmuş olabilir. Mars’ın soğuk kırmızısından, Ay’ın sustuğu yüzünden,Asteroit kuşağının parçalanmış bedeninden.
Bazıları organik moleküller taşır. Yani yaşamın harflerini. Kim bilir…Belki ilk hücre,uzaydan düşen bir tohumla başladı. Bilmiyoruz ki. Ne kadar heyecanlı değil mi?
Çeşitli formlarını çıkardım.
Büyük küçük herkesin deneyimlemesini isterim.
Çocuklarınıza avuç içi formunu alın. Hele çocuklar var ya… Direkt bağ kuracaklar taş ile.
1 Kasım 2023 senesinde ilk meteroidi verdim ben Türkiye’ye.
Şimdi 3 sene sonra tekrar.
Uzay’dan gelen bir parçaya dokunmayı kim istemez?